Bu bölüm, sitemizde yayınlanan kitap tanıtım ve değerlendirmelerini içermektedir. Buradaki yazılar; Türkiye'yi Anlamak, Siyasal Kuram, Tarih, İktisat ve Edebiyat kategorileri altında sıralanmıştır.
|
|
|
|
Öldürmeyen "Ölüm" Öldürmüyor! |
|
|
|
|
Edebiyat
|
|
Canan Koçak tarafından yazıldı
|
|

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş José Saramago Merkez Kitapçılık (2007)
(…) Bir eski Acem şairi: «Ölüm âdildir» — diyor. (…) Biliyorum, ölümün âdil olması için hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...
Nazım Hikmet
|
|
Devamını oku...
|
|
Liberal Muhafazakâr Söylemde Siyasetin Hizmetinde Bir Tarih: Kürtler |
|
|
|
|
Türkiye'yi Anlamak
|
|
Ali Tarık Develioğlu tarafından yazıldı
|
Ağa, Şeyh, Devlet Martin van Bruinessen İletişim Yayınları (2006)
Türkler ile Kürtlerin birlikteliğinin mümkün olup olmayacağı, mümkünse bunun zemininin ne olacağına ilişkin çözüm üretmekte liberal muhafazakar ittifak bugün itibariyle herhangi bir zorluk çekmemektedir. İslam’ın her iki unsuru bir arada tutan bir harç olacağı savı ile daha da öteye gidilerek, Kürtlerin tarihi de bu süreçte yeniden yazılma çabasından nasibini almaktadır. Öyle ya, 1923 sonrası ulus inşasında Osmanlı ve İslam tarihi nasıl olup da bir kenara bırakılabilir? Bu unsurlar tarihe dahil edilmelidir ki, İslam’ın bugün Türkler ile Kürtleri birleştiren biricik unsur olduğu kanıtlanabilsin. Taha Akyol her ne kadar böyle düşünse de, ağalık ve şeyhlik düzeninde dinin oynadığı rolün birleştirici olmaktan öte sömürüyü manipüle eden bir işlev gördüğünü, Martin Van Bruinessen’in Ağa, Şeyh, Devlet isimli kitabında görüyoruz.
|
|
Devamını oku...
|
|
Kitaplarda İpuçları Saklı: Graham Fuller ve Yeni Türkiye Cumhuriyeti |
|
|
|
|
Türkiye'yi Anlamak
|
|
Aslı Doğan tarafından yazıldı
|
Yeni Türkiye Cumhuriyeti Graham Fuller Timaş Yayınları (2008)
Çok okunmayı ve üzerinde çok tartışılmayı hakkeden bu kitap Türkiye’ye önerdiği yeni iç ve dış politika stratejileriyle bölgesel bir güç olmanın yolunun aktif rol almaktan geçtiğini göstermiş oluyor. Ortadoğu’daki en önemli bölgesel gücün ABD olduğu düşünülürse ve bu gücü ancak kanlı savaşlar pahasına elde edebildiği akla getirilirse Türkiye için çizilen yolun güllük gülistanlık olmadığı görülecektir. Dahası, kendi çıkarı uğruna bölgesinde aktif rol almaya soyunan Türkiye gibi bağımlı bir aktörün ne kadar süre bağımsızlığını koruyabileceği de anlaşılacaktır.
|
|
Devamını oku...
|
|
"...ya da bu, yeni bir dünyanın başlangıcı olur" |
|
|
|
|
Edebiyat
|
|
Canan Koçak tarafından yazıldı
|
Görmek José Saramago Can Yayınları (2008)
José Saramago’nun “Körlük” romanını okuyanlar hatırlayacaktır. Roman araba kullanmakta olan bir adamın, yeşil ışıkta aniden körleşmesi ile başlayıp, körlüğü başkalarına bulaştırması ile devam ediyordu. Bu körlük, bildiğimiz körlüklerden biraz farklıydı. Bir salgın gibi bütün şehre yayılmakla kalmayıp, aynı zamanda halkı sonsuz bir beyazlığa hapsediyordu. Şehirde başlayan bu körlük salgını ile varolan tüm ahlaki değerler yok oluyor, toplum körleştikçe cinayetler ve tecavüzler artıyordu. Sağ kalan güçlüler dışında, körlükten etkilenmeyen bir kişi vardı. Görme yetisini yitirmeyen ve tüm bu olanlara tanıklık eden kişi, kör olan ilk adamı muayene eden doktorun karısı idi. ”Körlük” şehri kaplayan kaosla devam ediyor ve bir cinayetle son buluyordu.
|
|
Devamını oku...
|
|
İktisat
|
|
Oktay Tercan tarafından yazıldı
|
Neoliberalizm ve Kriz Kolektif Kalkedon Yayınları (Kasım 2008)
2007 yılı ortalarında etkisini göstermeye başlayan ve geçtiğimiz Eylül ayında ABD’nin en büyük bankalarının iflası veya devlet tarafından el koyulmaları ile tüm dünyayı etkisi altına alan kriz açıklanan yüzlerce milyar dolarlık paketlere rağmen güçlü bir şekilde devam ediyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Neoliberalizm ve Türkiye Siyasetindeki İzdüşümü |
|
|
|
|
Türkiye'yi Anlamak
|
|
Ali Tarık Develioğlu tarafından yazıldı
|
|

Neoliberalizm ve Muhafazakâr Demokrasi Faruk Ataay De Ki Yayınları (Kasım 2008)
Neoliberalizmin toplumsal yaşamda yarattığı tahrifat, bu politikaların “demokrasi”, “katılımcılık” ve “çoğulculuk” gibi liberal argümanlarla meşruluğunun üretilme çabasını da beraberinde getirdi. IMF ve Dünya Bankası aracılığıyla reform adıyla yürütülen bu programların Türkiye’ye yansıması ise, muhafazakârlığın ve muhafazakâr eksenli siyasal değerlerin öne çıkması oldu. Faruk Ataay’ın, “Neoliberalizm ve Muhafazakâr Demokrasi” adlı kitabı bu noktada söz konusu ilişkiyi ortaya koyan analizleriyle öne çıkmakta.
|
|
Devamını oku...
|
|
Genesis: Edebiyatta Ulus ve Devlet Mitosu |
|
|
|
|
Tarih
|
|
Fatih Yaşlı tarafından yazıldı
|
Genesis Murat Belge İletişim Yayınları (Kasım 2008)
Edebiyatın, milliyetçi ideolojinin geniş kitlelerle buluşmasında ve ulus ile milli kimlik inşasında nasıl büyük bir rol oynadığını, başta Benedict Anderson’un Hayali Cemaatler kitabı olmak üzere milliyetçilik üzerine yapılmış çalışmalar sayesinde, uzunca bir süredir biliyoruz. Gecikmiş bir milliyetçilik olarak ortaya çıkan Türk milliyetçiliğinin de bundan münezzeh olduğunu düşünmek mümkün değil. 19. yüzyılın sonlarına doğru, İslamcılık ve Osmanlıcılığın imparatorluğu ayakta tutmaya yetmeyeceği anlaşılıp, İttihat ve Terakki kadrolarının ve dönemin entelijansiyasının Türkçülük akımını benimsemeleriyle birlikte hem Türk dili üzerine yapılan çalışmalar hem de edebi eserler, milliyetçi ideolojinin yaygınlaşmasında büyük rol oynadı. Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul gibi isimlerin yazdığı şiirler, öyküler ve romanlar imparatorluktan ulus-devlete doğru ilerleyen süreçte, Türklere hem köklü bir geçmişleri hem de bu geçmişin büyük başarılarla dolu olduğunu göstererek imparatorluğun çözülüşünün yarattığı psikolojik yıkımın içerisinden yeni bir kolektif kimliğin, seküler ve modern bir kimliğin ortaya çıkmasına katkı sağladı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Sözde Paradigmaların Ötesinde |
|
|
|
|
Siyasal Kuram
|
|
Çağdaş Sümer tarafından yazıldı
|
Milliyetçilik Kuramları Antoine Roger Versus Kitap Yayınları (2008)
Türkiye’de çeşitli milliyetçi hareketlerin doğuş ya da gelişimlerini konu alan akademik çalışmaların pek çoğu klasik bir girişle başlar. Milliyetçiliğe dair farklı kuramsal yaklaşımların ele alınarak, çalışmada hangisinin neden tercih edildiğinin vurgulandığı bu bölümlerde hemen her yazar alanda hakim iki, üç, nadiren de dört paradigmanın varlığından yola çıkar. Daha sonra bu paradigmalardan birini tercih eden yazarlar söz konusu paradigma içinde konumlanan bir ya da birkaç isme referansla kuramsal bir model kurar ve çalışmanın geri kalanı boyunca ele aldıkları örneğin bu modele ne kadar uyduğunu göstermeye çalışırlar. Sonuç ise birbirini tekrar eden ve çok az özgün tez ya da tartışma içeren sayısız “giriş” bölümüdür.
|
|
Devamını oku...
|
|
Liberal Solun Keşfedemediği Bir Kavram: Emperyalizm |
|
|
|
|
Siyasal Kuram
|
|
Ali Tarık Develioğlu tarafından yazıldı
|
|

Emperyalizmin Yeniden Keşfi John Bellamy Foster Kalkedon Yayınları (2006)
Emperyalizm kavramı söz konusu olduğunda Türkiye’nin kibar akademisyenleri pek bir iğreti oluyorlar. Hele söz konusu olan bir de AB ve ABD’ye ilişkin emperyalizm bağlamındaki yaklaşımlar olunca, birden heyecana kapılıverip aslında emperyalizmin askerî bir unsur olduğunu ifade ediyorlar. Kibar akademisyenlerden kibar solculuk çıktığında emperyalizm haliyle; savaş, tanklar, toplar gibi kaba unsurları çağrıştıran bir kavram olarak görülüyor. Oysa ki; kaba olanın arkasındaki ince ayrıntıları okuyabilmek için kibar akademisyen/solcu olmak değil, ince düşünmek gerekiyor. John Bellamy Foster’ın “Emperyalizmin Yeniden Keşfi” adlı kitabı bu ince noktalar üzerinden kapsamlı bir çalışma olarak beliriyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>
|