1970’lerle birlikte Avrupa’dan başlayarak tüm dünyada etkili olan post-yapısalcılık akımının en dikkat çekici sloganlarından biri şöyleydi: ‘Bilgi İktidardır.’
Oysa ne bilgi ile iktidar arasındaki ilişkiye ilk dikkat çeken ne de söz konusu ilişkiyi bu şekilde ilk kez sloganlaştıranlar post-yapısalcı düşünürlerdi. 19. Yüzyılın ilk çeyreğinde, tarihin çiçeği burnunda aktörü İngiliz işçi sınıfı, yaşadığı derin sömürü koşullarında kurtulmak için mücadele etmeye başladığında, yaptığı ilk işlerden biri okuma grupları oluşturmak, siyasal eşitlik ve özgürlük vaat eden yüzlerce broşürü tüketmek ve ilk işçi gazetelerini yayımlamaya başlamak olmuştu.
İngiliz işçileri değiştirmek için önce anlamak gerektiğini kavramışlardı ve bu nedenle çıkardıkları ilk gazetelerden birinin logosunun altına şu sloganı koymuşlardı: ‘Bilgi İktidardır.’
Oysa ne bilgi ile iktidar arasındaki ilişkiye ilk dikkat çeken ne de söz konusu ilişkiyi bu şekilde ilk kez sloganlaştıranlar post-yapısalcı düşünürlerdi. 19. Yüzyılın ilk çeyreğinde, tarihin çiçeği burnunda aktörü İngiliz işçi sınıfı, yaşadığı derin sömürü koşullarında kurtulmak için mücadele etmeye başladığında, yaptığı ilk işlerden biri okuma grupları oluşturmak, siyasal eşitlik ve özgürlük vaat eden yüzlerce broşürü tüketmek ve ilk işçi gazetelerini yayımlamaya başlamak olmuştu.
İngiliz işçileri değiştirmek için önce anlamak gerektiğini kavramışlardı ve bu nedenle çıkardıkları ilk gazetelerden birinin logosunun altına şu sloganı koymuşlardı: ‘Bilgi İktidardır.’
***
Evet, bilgi iktidardı. Bilgi hem iktidarlarını sürdürmek isteyenler, hem de toplumu ve hayatı dönüştürmek isteyenler için vazgeçilmezdi. İngiliz işçileri yanılmamışlardı.
Aradan yaklaşık iki yüz yıl geçti. Dünya tarihinin inanılmaz bir hızla aktığı bu iki yüz yıl sadece toplumsal ve siyasi mücadelelere değil aynı zamanda bilgi üzerinde de çok şiddetli bir mücadeleye tanıklık etti. Bu mücadele özellikle sosyal bilimler alanında devrim niteliğinde gelişmelerin yaşanmasının da önünü açtı.
Bilimsel gelişme başlığında yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen iki yüz yıl önce gazetelerinde ‘Bilgi İktidardır’ diyenler, bilginin üretiminden uzaklaşmak durumunda kaldılar/bırakıldılar. Uzak kaldıkları tek şey bilginin üretimi de değildi; aynı zamanda bilginin eşit bir şekilde paylaşılması da insanlığın çok büyük bir kısmı için bir hayal haline geldi.
***
Ama bilgi üzerindeki bu uzun mücadele her şeye rağmen sürüyor. Tan Kitabevi de bilginin yalnızca aktarılması değil, aynı zamanda yeniden üretilmesi ve paylaşılması için yola koyuluyor. Bir yandan her geçen gün piyasa adı verilen ilahların baskısıyla raflardan daha fazla dışlanan eski ve yeni kitapların okurla buluşabileceği, diğer yandan düzenlenen etkinliklerle bilginin tartışılacağı, paylaşılacağı ve önümüzdeki süreçte Tan Kitabevi Yayınları aracılığıyla yeniden üretileceği uzun bir yola...
***
Tan borusu çalınıyor, Tan Kitabevi birlikte yola koyulmaya çağırıyor...

Bizden

