Kullanıcı Paneli
Cumartesi, 22 Kasım 2008
Sitemize kullanıcı kaydı yaparak yazı gönderebilir ve mevcut yazılara yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
Kaydolduktan sonra sayfanın üst kısmındaki "Kullanıcı Paneli"nden giriş-çıkış yapabilirsiniz.
Sözde Paradigmaların Ötesinde
Çağdaş Sümer tarafından yazıldı   
Milliyetçilik Kuramları
Milliyetçilik Kuramları
Antoine Roger
Versus Kitap Yayınları (2008)
Türkiye’de çeşitli milliyetçi hareketlerin doğuş ya da gelişimlerini konu alan akademik çalışmaların pek çoğu klasik bir girişle başlar. Milliyetçiliğe dair farklı kuramsal yaklaşımların ele alınarak, çalışmada hangisinin neden tercih edildiğinin vurgulandığı bu bölümlerde hemen her yazar alanda hakim iki, üç, nadiren de dört paradigmanın varlığından yola çıkar. Daha sonra bu paradigmalardan birini tercih eden yazarlar söz konusu paradigma içinde konumlanan bir ya da birkaç isme referansla kuramsal bir model kurar ve çalışmanın geri kalanı boyunca ele aldıkları örneğin bu modele ne kadar uyduğunu göstermeye çalışırlar. Sonuç ise birbirini tekrar eden ve çok az özgün tez ya da tartışma içeren sayısız “giriş” bölümüdür.
Devamını oku...
 
Liberal Solun Keşfedemediği Bir Kavram: Emperyalizm
Ali Tarık Develioğlu tarafından yazıldı   

Emperyalizmin Yeniden Keşfi

Emperyalizmin Yeniden Keşfi
John Bellamy Foster
Kalkedon Yayınları (2006)

Emperyalizm kavramı söz konusu olduğunda Türkiye’nin kibar akademisyenleri pek bir iğreti oluyorlar. Hele söz konusu olan bir de AB ve ABD’ye ilişkin emperyalizm bağlamındaki yaklaşımlar olunca, birden heyecana kapılıverip aslında emperyalizmin askerî bir unsur olduğunu ifade ediyorlar. Kibar akademisyenlerden kibar solculuk çıktığında emperyalizm haliyle; savaş, tanklar, toplar gibi kaba unsurları çağrıştıran bir kavram olarak görülüyor. Oysa ki; kaba olanın arkasındaki ince ayrıntıları okuyabilmek için kibar akademisyen/solcu olmak değil, ince düşünmek gerekiyor. John Bellamy Foster’ın “Emperyalizmin Yeniden Keşfi” adlı kitabı bu ince noktalar üzerinden kapsamlı bir çalışma olarak beliriyor.

Devamını oku...
 
Akıl Dışı Bir Çaba: Ekonomik Kurumlar ve Kavramlar Sözlüğü
Dinçer Demirkent tarafından yazıldı   
Ekonomik Kurumlar ve Kavramlar Sözlüğü - Eleştirel Bir Giriş
Ekonomik Kurumlar ve Kavramlar Sözlüğü - Eleştirel Bir Giriş
Editörler: Fikret Başkaya, Aydın Ördek
Özgür Üniversite Kitaplığı (2008)
Özgür Üniversite’nin eleştirel kavram sözlüklerinden dördüncüsü olan Ekonomik Kavramlar ve Kurumlar Sözlüğü: Eleştirel Bir Giriş Aydın Ördek ve Fikret Başkaya’nın editörlüğünde iki yıllık yoğun bir çalışmanın ardından tam da neoliberal itikadın sorgulanmaya başlandığı bir dönemde ortaya çıktı. Yüz on yedi maddeden oluşan eser bir yanıyla kavram ve kurumların ele alındığı özgün makalelerden oluşan bir derleme görüntüsü çizerken bir yanıyla da yöneldiği amaç gözetildiğinde eleştirel bir kılavuz niteliğinde. “Nedir eserin yöneldiği amaç?” ve “Eleştirel bir kılavuz olur mu?” sorularına açıklık getirelim.
Devamını oku...
 
Türkiye'ye Merkez-Çevre Paradigmasıyla Bakmak
Fatih Yaşlı tarafından yazıldı   
Türk Siyasetinin Yapısal Analizi 1
Türk Siyasetinin Yapısal Analizi 1
Hasan Bülent Kahraman
Agora Kitaplığı (2008)
Hasan Bülent Kahraman, günümüzün en üretken sosyal bilimcilerinden biri. İlgi alanı sanat kuramından siyaset bilimine geniş bir alanı kapsayan Kahraman’ın son kitabı “Türk Siyasetinin Yapısal Analizi-I Kavramlar Kuramlar Kurumlar” Agora Kitaplığı’ndan geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Arka kapağındaki tanıtım yazısında “Türk siyasetini ilk kez siyasal tarih olarak değil, siyaset bilimi çerçevesinde analitik bir yaklaşımla” ele aldığı söylenen Türk Siyasetinin Yapısal Analizi, tezlerinin özgünlüğü ya da ufuk açıcılığı nedeniyle değilse de, Türkiye sosyal bilimlerinde çok uzun zamandır hegemonik etkisini sürdüren bir söylemin, Osmanlı-Türkiye modernleşmesine dair hâkim paradigmanın, yani merkez-çevre paradigmasının derli toplu bir anlatımı olması hasebiyle ilgiyi hak ediyor.
Devamını oku...
 
Eşit Olmayan Bir Dünyada Saygı
Özgür Balkılıç tarafından yazıldı   
Saygı
Saygı
Richard Sennett
Ayrıntı Yayınları (2005)
İnsanların birbirleriyle iletişiminin çok daha fazla dolaylı yollardan geçtiği, modern bireyin yalnızlık sorununu derinden hissettiği, bir yandan tekil özneler olarak bu dünyaya dair yeteneklerini sınarken, diğer bir yandan da toplum içinde kollektifleşebilme, yaratılarını diğer insanlarla paylaşabilme sıkıntılarını yaşadığı eşitsiz bir dünyada, hem birey olabilme halini gerçekleştirebilmek hem de kendini bir topluluk içinde var edebilmek mümkün müdür? Kendimiz olmaya çalışarak aynı zamanda başkaları için bir şeyler yapabilmenin, merhamet, acı duyabilmenin ve ötekini yadsımadan tanımanın yolları neler olabilir?

Devamını oku...